06 Nisan 2009 Pazartesi

Protest the South Australian parliamentarians for passing a defamatory motion

Protest the South Australian parliamentarians for passing a defamatory motion

28 Mart 2009 Cumartesi

Konser hakkında( o konserte )


konser bitti..herkes ney sesini duydu, jerf in yardımları yadsınamaz tabiki..videoları şuan kasette ve şimdilik gönderemiyorum..ama güzel bir olay oldu..en iyi performans ödülünü bana verdiler..Rusçası GRAMOTA olan plaket bana onur verdi..sen elin Rusya sına gel ve bir konserden 2 ödül al..çocuklarıma göstereceğim bir anım daha oldu..şimdilik selamlar..

17 Ocak 2009 Cumartesi

c dnem pojdeniya Mamoçka

05 Aralık 2008 Cuma

Yunus'un dilinden yakarmak..

Aşkından yanar yüreğim
Yandığım bana hoş gelir
Hakkı gerçek sevenlere
Cümle alem kardeş gelir

Bu dünya dopdolu kalleş
Her birinden bir taş gelir
Hakkı gerçek sevenlere
Cümle alem kardeş gelir

Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmişiki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil

Adımız miskindir bizim
Düşmanımız kindir bizim
Biz kimseye kin tutmayız
Cümle alem birdir bize

Biz dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selam olsun

Derviş Yunus söyler sözü
Yaş doludur iki gözü
Bilmeyen ne bilsin bizi
Bilenlere selam olsun
(En kısa Zamanda bestelenecektir)

Kısa bir Hikaye..

Çocuk odasına geçti..Kapıyı dinleyip babasının uyuduğuna emin olduktan sonra kendi odasına geçti pencereyi araladı,sessizce..Kendi yapımı olan içerisine bitki, çer,çöp,limon,zencefil,tarçın katarak demlediği çayını; fitili bitmiş ve zarzor yanan zippo çakmağını; sigarasını yanına aldı. Altın rengi çakmağı 3 kere çaktıktan sonra sigarasını yaktı. Duman içeri girmemeliydi, zira babası herşeyi duyar, bilir ve kokusunu alırdı. Perdeyi arkasına çekti..bu kendince aldığı bir önlemdi. Odasındaki TV 3 kanal çekiyordu o da çaykaşığının kalitesine göre 4 yada 5 kanala yükselebilirdi ama kim uğraşırdı ki? Musiki kanalını entim bir ses tonuyla açtı. Kafasını yeterinden fazla dışarı çıkarttı. Sevdiğine mesaj atmak istedi. Telefonu ve kendisi camın farklı taraflarındaydı, soğuk tarafı kendisi almıştı. Tel'in mesaj bölümüne girdi. Hava çok soğuk,camlar buğuluydu. Türkçe karekterler Kiril alfabesini andırıyordu. Ankara'nın soğuğunu bilir misiniz? öyle işte..Evlen benimle yazmak geçti içinden zira gelecek cevap umrunda değildi çocuk zaten seviyordu ve ruhen kendisini evli sayıyordu. Kutsaldı sevgisi kendince..Telini kapattı ve her zamanki gibi sağ cebine koydu, tel'i orada güvenliydi,düşmezdi. Annesinin aldığı tek deftere birşeyler karalamak istedi ama ışığı açmaya kim kalkardı ki? Rusça kitabı daha yakındı. Karanlıktan ne yazdığını göremeden başladı yazmaya..Lanet TV 2 adım öteyi aydınlatamaz mıydı sanki..Üşüdüğünü hissetti,bir an küfretmeye yeltendi sonra camdan sokaktaki insanları görünce sustu, şükretti. Sigaradan son bir nefes çekip tam atıyordu ki kapı paldırküldür açıldı..eli ayağına dolandı, yakalanan genç vaziyeti kurtarmaya çalışırken toparlayamadı ve yalpaladı..sağ cebindeki telefon düştü..Babası azarlar bir ses tonuyla sordu : Napıyosun!! , Çocuk : Napıyorum ki...Hiççç??..İnandırıcılığını elinde tuttuğu sigarayla çoktan yitirmişti..

04 Aralık 2008 Perşembe

Gok Madrasah derki;

Koku, tat, sıcak..sende her aradığım vardı. Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı..(Bu söz alıntıdır)

14 Kasım 2008 Cuma

Suçum neydi?


yastığına senin sarılıp kokunla uyumuşum
üstüm açılmış, ürperirken sabah olmuş
"uyan" dedi bir ses, "uyan,o burada"
uyandım, aradım, bulamadım
suçum neydi;
neden böyle oldu?
bu sabah bir umut var içimde;
nasıl olsa geri gelirsin diye
her şey yerli yerinde yine
bu sabahların bir anlamı olmalı
koltuğuna senin kıvrılıp, hayalinle uyumuşum
camlar açık kalmış, üşürken sabah olmuş
"uyan" dedi bir ses, "uyan,o burada"
uyandım, aradım, bulamadım

03 Kasım 2008 Pazartesi

Niye varız? Tutsak..

Denizde vardı oltam
Bir balık tuttum zannettim
Baktım hepsi rüyaymış, mekanım yanmış bir orman!
Ve tek seçimse çaresizlik buna inanma!
Göz gördüğünden korkmaz, eski bensem bir çiçek olsam da solmam
Anlatsın bilen kimse
Hep çeken bilir demişler çekense susmuş
Hep konuşmuş çekmeyen kim varsa
Anlatsın derdi çeken
Hüzün kaplı yüzlerinde
Kırışmakta dertler birde ellerinde kürekle kazma
Ve der ki şeytan "yazma"
Ben olsam neyle anlatırım, neyle anlarım ben? anlatmazsam hangi sazla
Mürekkebim elimde kağıdım aynam, gönlü saydam olan anlar ancak; işte sayfam
Hergün intihar eşikte ve umutlar beşikte
Bu dünya kapkaranlık; ışık başka yerde, herkes peşinde
Herkes sandığı kadar iyi olsaydı keşke..
En azından ay beklerdi üstümde yalnız gecede.. :(


15 Ekim 2008 Çarşamba

Ben hem bir kuşum, hem kuşçuyum hemde tuzağım, ben yaradılmışların mertebesiyim..:((

07 Ekim 2008 Salı

Sorular, cevapsız yanıtlar ve gerçeği arama..


Yalnızlık mı tanrıya mahsustur, yanlışlıkmı yaradılana.. hadi sesli düşünelim kahraman..insanlık yalnız yaşamayacak şekilde yaratılmıştır dimi..(zorunluluk hariç). Tanrıya yakarsak kendi ruhundan bizlere verdiği gibi bana yalnızlığından da bir parça vermez mi, parçalara bölünmüş her bir kulunun hücresinde? Tanrının ruhuna sahibiz öyleyse her birimiz içimizde tanrı mıyız?( Panteizm le karıştırılmasın..Panteizm, deizmin sadecebir koludur evrendeki herşeyi maddeyle ilişkilendirirler..Benim fikrim bu kadar ironiyi barındıracak kadar güçsüz olamaz. Olsaydı kendi kendini ipe asardı, anlamsızlaşırdı)..sadece tanrıya daha yakın hissetmek amacım..daha ondan olabilmek..Tam burada "ve yalnızlık sanatının ustasıyız" lafı anlamını yitirmiyormu?..Hayattaki paradoks bu değil mi..hepimiz hamız, aşk ile yanarız..

Gün ışığı..


Rendekar "düşünüyorum öyleyse varım" demiş..doğru mu demiş..yoksa biraz iç dinamikleriyle mi oynamalıyım..acaba "düşünüyorum öyleyse sizler mi varsınız" demeliydi.? insan zihninde, zihnimde canlandırdığım için mi varsınız..ben mi çiziyorum, benim düşüncelerim mi sizi yönlendiriyor.? ben olduğum için mi sen varsın? sana çok saçma gelecek eminim..çerçeve olarak alırsan evet saçma..ama ya değilse gerçekten ben seni gün ışığı olarak gördüğüm için sen öyleysen..ya 5 sene sonra öleceğini söylersem,gerçeği bilmek ister misin kahraman..sıradan bir insanım her insan gibi..ama zihnimde bitirdiğim anda değersiz bi nesnesin..boşluğun ortasında sonsuz hıza ulaşmış bi metal parçası gibisin..ya zamanı geri almanın mümkün olduğunu söylersem, hayatı geri sarmanın..ya kanıtlarsam sana? içimdeki ruhun bölünmüşlüğündeki her insanın acısını çekmek? 3ayrı insanı aynı anda mutlu edebilmek, doyurabilmek..kaldırabilir misin? Hayat şarabı lal eden bir suskunlukla sürüyor..Tanrı müsade ettiği sürece mücadele edilir..er geç üstümüze topraktan hırkamız örtülür..ve İlaykel masiyr ( Dönüş O'na )...

17 Eylül 2008 Çarşamba

Bizler de Gençtik Efendiler..


Üzerimde lüzumsuz bir ihtiyarlık var. Sağlıksızlıktan mıdır, şimdi ki genç nüfusa hazımsızlıktan mıdır, yoksa büyüklüğü ağırlıkla saygıyla başdağtırmaktan mıdır bilinmez. Yaşıtlarımın düşünceleri de, benimseyemedikleri hayat prensipleride oldum olası komik gelmiştir. Sen 23 sene yaşa, oku, gör, hisset, yaz, aşık ol, öğren ama hala birşeyler hakkında fikir beyanında bulunama. Konuşmaktan kork, bilemediğini öğrenmeye çalışma, sadece biliyormuş gibi kafa sallamakla yetin. Basit, bilinçsiz, TC ye yakışmayan bir genç nüfus ( kendiminde dahil olduğu tabiiki). Ne yapıoruz söyliyeyim; seçilen derslerin yarısına çat pat giriyoruz..Örneğin bir uluslararası hukuk dersine girdikten sonra kendimizi dış işleri bakanı kadar tecrübeli sanıyoruz yada Avrupa Birliği dersini geçtiğimizde tüm mevzuatı biliyoruz sanıyoruz, tıpkı ney'den ses çıkarttığımızda ney'i üfleyebildiğimizi sanmak gibi..Romantik, aldatma ve kanserli çocuk dizilerinden başka Tarihimizle ilgili filmler yapmıyoruz neden? ilgi çekmez diye..O zaman ilgi çekici hale getirin ve izletin. Dış dünya da neler oluyor sadece Madonna ödül mü alıyor yoksa Ege Denizi elden mi gidiyor..Bunların ayırdına varamayacak kadar saf bir toplum değiliz. Bizler de genciz efendiler ama sadece yaş olarak..

25 Ağustos 2008 Pazartesi

Hangisi doğru anlaşıldı?




Kısa ve öz..Yunus Emre mi Ömer Hayyam mı doğru anlaşıldı yoksa deneyimsiz denek gokoguz mu? Hayyam'ın tanrıya ulaşmak için içtiği şaraptan tutun da ve kimseye zarar vermediği, çevresindekilere kötü söz söylemediği buna karşılık zındık bilindiği mi yoksa Yunus Emre'nin ne bir kelamında ne bir yazısında aleviyim dememesine rağmen Alevi dedesi kabul edilmesi mi? Yada daha da açalım bazı kaynaklarda Celalettin Rumi için rum yada iranlı diye kabullendiriliş vardır..Kendi ağzından derki Mevlana 'Öz be Öz Türk'üm'. .ve daha binlercesi..Niye münazaraya açıyorum? Bi insanı olmadığı gibi kabullenmenin yanlışlığını farkettimde ondan..selamlar.

'Bir kez gönül yıktın ise Bu kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi Elin yüzün yumaz değil'(Yunus Emre)

"Farzet ki olmasın başka dünya,işte o zaman alkışlar seni tüm dünya.""Farzet ki olsun başka dünya,işte o zaman yuhlar seni tüm dünya."(Hayyam)

03 Temmuz 2008 Perşembe

Ya çare sizsiniz, ya da çaresizsiniz..


Karar verdim ve dudağımdaki mühürü çıkardım..Kahramanımda beğenmedi sanıyorumki..gerekliydi gereksizdi tartışabiliriz fakat insanlar hala hoş karşılamıyor..toplumla yaşamanın gereksinimi diye düşünülebilir ama kim istediki toplumla yaşamayı..sigara yasağı çıkarken de bana sorulmadı zaten..istanbuldayım ve canım sıkıldı..vur balıktır ölür nur yüzlümün kanı canı olur..Bir anı kalsın dudağımdakiyle mutluluğumdan:)..Aileme dostuma selamlar olsun gökkuşağındaki bir rengim ben..

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Kulak eğer gerçeği anlıyorsa Gözdür.
















Geceler Dişidir...Geçenlerde Leman Kültür Merkezi'nde arkadaşlarımı kıramadığımdan daha doğrusu "hayır" pek diyemediğimden ney'i aldım elime çıktım sahneye..bu olaya hep kötü bakan, eğlence yerlerinde üflenmesine karşı çıkan ben, yaptım..anı olarak da arkadaşlar fotoğrafımı çekmiş paylaşmak istedim..bu arada anneminde fotosunu çektim ve ölümü 2.hayatımı tekrar hatırladım..selamlar,muhabbetle..Gkgz

11 Mayıs 2008 Pazar

Kadınım'a benzemiyor?


Bilmezsiniz ki en sevdalı kadın en orospu ve en hüzünlü olan kadındır, acısını çekiyor sizlere sığınmanın..!!

Bilinç ne iğrenç dehşetlerin tutsağıdır erkekler..!!

07 Mayıs 2008 Çarşamba

Taşlayan Bizdendir, Taşlatan değildir..!!


Yer yüzü suçlarla kirlenmişse de gökyüzünün
Hakk'ın testisi af ile doludur
Allah'ım o gökyüzü testisini aç
Rahmet suyuna yol ver yeryüzüne dökte
İnsanlık temizlensin..

GkgZ

08 Nisan 2008 Salı

3.hayat = pişmek


Uzun zamandır yokum malumunuz hayat bazen lüzmundan fazla lüzumsuz olabiliyor..artık eski hayata dönüş..3.hayata başlama..tam bugün burda..azam ali ve farid farjad dinlerken..selamlar..

11 Kasım 2007 Pazar

nerdesin?


Doldur sufi kadehleri aşk ile..kadehimiz candır hepimiz bir can..içelimde aklımız çıksın baştan..doldur sufi kadehleri aşk ile..diyar-ı musibadan geliriz biz..evvel tekidik şimdi bir olduk biz..duyardık,uyurduk,uyandık aşka..doldur sufi ah yanıyor içim..gel dedi sultanımız geldik işte..üfle ney'den etmesin şikayet..şükür bizde aşık olduk nihayet,doldur gene mürdevleri aşk ile.. (Yunus Emre'ye ithafen)

26 Mayıs 2007 Cumartesi

Neyzen Tevfik Kolaylı



Neyzen Tevfik;öpülesi insan:)

Tabutta yatardi Hayri Yenigün anlatiyor: Bir gün Büyük Postane arkasinda, Tefeyyüz kütüphanesinin karsisindaki Ismail'in koltuk meyhanesine ugrar Neyzen'in nerede yatip kalktigini sorar.Meyhaneci Ismail: " Burada, Hocapasa Camii'nin bir tabutlugu var, oraya gider.Bir tabutun kapagini kaldirir, içine girer,kapagi da üstüne çeker ve rahat rahat uyur."

Edep Tanidigi bir subayi ziyarete,kislaya gider.Subayin ricasi üzerine askerlere ney çalar.Sonunda aska gelip zeybek oynamaya durur.Pantolonun dügmelerini iliklemeyi unuttugunu gören erlerden biri " Efendi amca,edep yerin açikta kalmis " der.Neyzen oyunu kesip keserek ellerini kaldirarak Tanri'ya seslenir: " Çok sükür sana, nihayet karsima edebim oldugunu söyleyen bir kulunu çikardin "

Yol veririm Meyhanenin tuvaletine giderken,daracik koridorda bir kabadayi ile karsilasir.Birinden birinin kenara çekilmesi gerekmektedir. Neyzen, " Müsaade et,geçeyim " der.Sarhos kabadayi, "Sen kime kafa tutuyorsun babalik, ben senin gibi cigeri iki para etmezlere yol vermem " diye aksilenir.Bizimki hemen kenara çekilir, " Ben veririm " der.

Herkesin Bildigini Basin çevrelerinde taninmis bir hanim,Neyzen'le karsilasinca, --Askolsun,benim için asifte filan gibi sözler söylemissiniz ? Neyzen elini sinek kovalar gibi sallamis; --Hanim,sen beni tanimiyorsun.Ben herkesin bildigi seyleri söylemem.

Bulunur ama ? Neyzen'in bir arkadasi meyhaneye girer ve garsona sorar ; --Bizim Neyzen burada mi? --Burada beyim,Sagdan besinci masa. O masada Neyzen'i göremeyen adam geri döner: --Gitmis... --Affedersiniz beyim,kabahat bende.Masanin altina bakin dememistim,size...

Evin yolu
Aksaray'da bir ev kiralar.Yeni tasindigi siralar,geceleri meyhaneden dönerken ara sokak içindeki evini bulmakta güçlük çekmektedir.Bir gece,karsisina çikan bekçi'ye: --Bekçi baba,Neyzen Tevfik buralarda bir yerde oturuyor.Sen evini biliyormusun? --Neyzen Tevfik sensin ama beyim! --Ben sana kimim diye sormadim,Neyzen Tevfik'in evini sordum...

Adam yerine koymuyorlar... Hüseyin Sehsuvar anlatiyor:" ...küfürlere basladi.Sonra basini sola çevirip bana döndü: --Hüseyin,ben önüme gelene sövüyorum. --Söversin, --Bana bir sey yapmiyorlar??? --Ne yapacaklar? --Ulan yoksa bunlar beni adam yerine mi koymuyorlar???

Gelin gibi... Son hizla giden taksinin soförüne sesleniyor: --Aman oglum,n'olur biraz yavasla. --Merak etme baba,biz bu taksiyle gelin tasiyoruz. --Desene biz de düzülecekler arasindayiz!!!

Kirk yillik ölü Dr.Fahrettin Kerim Gökay "içkinin zararlari" konulu konferansini vermektedir. Bir ara: --Rakinin her kadehi,hayatimizi bir saat kisaltir,der. Dinleyiciler arasinda olan Neyzen yerinden firlayip bagirir: --Eyvah,yandik! --Hayrola? --Hesap ettim,meger ben öleli tam kirk yil olmus!!!

Simdiden belli ! Sadrazam Sait Halim Pasa Neyzeni Yeniköy'deki yalisina davet eder.Yenilip içildikten,Neyzen'n Ney'i dinlenildikten sonra Pasa Neyzen'e pirlanta islemeli essiz bir ney armagen eder. Bizimki neyi eline alip inceler ve Pasa'ya geri varir. --Hayrola üstad begenmedin mi? --Çok begendim --Peki neden almiyorsun? --Ben yolsuz kalinca bu neyi satarim,yazik olur.Iyisi mi sen bana bes Lira ver,bu ney sende dursun...

Çalarken.. Soruyorlar: --Neyzen,çalarken mi neselenirsin,yoksa neseli oldugun zaman mi çalarsin? Maliye Bakani hakkinda yolsuzluk dedikodularinin dolastigi bir dönemidir. Neyzen: " Maliye Vekili degilim ki,çalarken zevk alayim "....

21 Mayıs 2007 Pazartesi

Kahramansız Hayat


1. Nar-ı ney ile durma zamanı koştur
Sıkıntın varsa atması,amacın varsa artması ne hoştur
Kamışa ya abdestliyken ya alkollüyken ülleyeceksin madem
Beri durup peygamberi düşünmeyen en önde giden godoştur.
& & &
2. Anneliğin günü mü olur be deyyus
Bi hediye o kadar emeğe rüşvet sayılamz mı be deyyus
Gündelikçi gibi kullanma velinimetini,günü gelince öpmeye elini bulamıcaksın
Şu günde bari el aç Tanrına bırak gitsin dua'n be deyyus.
& & &
3. Dağıtılan eşyalar gözümde değil bre kim tutar seni
Akıl yaşta yoksa kim tutar
Sabrımızda sinirlerimizde değil inancımızda,hoşgörümüzdeyse
Devam et!kır karşında bükülen boynu kim tutar seni.
& & &
4. Dünyaya geldik bir kaç nefes için
Tanrı yağmurla gökten yakardı kainata senin gördüğün hiç için,peki niçin?
Var mıydı ihtiyacı o yücenin
O bile üzüldü ayrılık gününe senin benim olmayan mezarım için.
& & &
5. Düşünmeden oldu soytarıya partizan
KAbuk ve öz ü düşün sefil ozan kahraman
Tanrım ne yaptım demek için çok geçse
Ol peygambere bedir savaşında kalkan,kalpazan.
& & &
6. Kalp kırmayla gönül bağı kopar mı ayvaz
Kulun sen varken kula tapar mı
Üzgünlük ve cesurluk paramparça olmuşsa bu bedende
Bu hiç,hiçliğe sapar mı cambaz
& & &
7. Ana rahminde büyüdükte ne oldu
Baba ocağına yürüdükte ne yordu
Güveçteki mis kokulu türlü odun ateşinden toprağa düşünce
Aşa mı yoksa anamın canına mı üzülsem,kim sordu?
The Gökoguz