Popüler Yayınlar

30 Mayıs 2017 Salı

Fil ile çocuğun hikayesi













Beyazı suçladılar..
Halbuki gelinlik olmak da, perde kesilmesini de istemedi canından.
Beyazın canı benim dişimde, fildişinde gösterişliydi bir tek.
Ama en fazla papatyaya yakışırdı, papatyalar da senin başına..
Saçların da aslında en güzel göğsüme yaslandığında asildi.

Bilimsel olarak kanıtlanmasa da kalp atışlarım Sovyet füzelerinden hızlıydı.
Hızlandı, hızlandı ve durdu kalp.
Meteordaki ateşi sadece havada görüntülendi.
Kayıtlara bir oradaki sivilceli çocuk, bir de zabıt tutan polis memuru geçirdi.

Deli dediler halbuki delireli çok olmuştu.
Gönlüm patlamıştı kafam yerine, her devrimde..her baharda..
Coşmuştum.
Holiganlığa merak salmıştım, çocuk işte dediler.
Büyümüştüm ben..Aslan parçası kadar olmuştum.
Cüce dediler bu sefer.
Kısa değildim üstelik en az eşşek sıpası kadardım.
Kararındaydım herşeyin.
Seninle yaşamak kararındaydım.
Karardım gül bahçelerindeki insektisit yapraklarındaki bitler yüzünden
Bunu da kayıtlara geçtiler.

Irkçılık yapıyorsunuz dedim, marksist dediler.
Yediğim sillelerin hesabını tutmadılar, onu da ben tuttum.
Kaç kilo çeker bir yalnızlık, kaç okka tükenir yazarken.
Çok bir fikrim yok aslında hadiseler hakkında, o yüzden erkenden uyudum.

Değişik bir düğümle uyandım.
Kendimi kucakladım.
Duş almadım bugün ama küvette oturdum.
Aynada kendimle karşılaştım, her sabahki gibi değil..
Bugün..Günlerden bugündü, diğerlerinden farklıydı.
Kendimi aynada görmeyeli çok olmuş olabilirdi.
Hatırlamadım.
Ben zaten kötü olan hiçbir şeyi hatırlamam.
Hatırlarsam kahrolurum, sürünürüm, saçlarımı yolarım ama evi kirletmem.
Kendim temizliyorum, zoruma gidiyor bazen.
Herkesin annesi var, bana nah.

Asansörde yine dans ettim, baş sabit, bacaklar hafif kırık.
Ellerime baktım, yine koyacak bir yer bulamadım,
Avuçlarım terledi, en son cebime soktum.
Desteye dokunmak iyi geldi, nereden baksan 1 saat sonra biterdi, muhtaç hissetmedim .
Cebimden çektim elimi, fazla afilli yürümek beni utandırır.
Mesela senin yüzüne bakamam. Gerçi o hatalarımdan.
Ama normalde de öpesim gelir, gülesim gelir, bir his kesin gelir.

Ben bunların dakikanın altmışta birinde düşünürken,
Akşam bileklerimi keseceğim aklıma geldi,
Aklım başıma bir türlü gelmedi, daha önce karşılıksız sevdiler birbirlerini.
Viski almayı unutmuşum, getiren olur mu ki acep..Hatır soran olmadı ki..
Cesur ol oğlum dedim.
Yaşaman zararsa, yaşama dedim.
Kadeh kaldırdım, YAŞAMA..!!

İçim buruk, seninle yaşamak isterdim,
Ben aslında teyyarenin arkasına asılıp uçmak da isterdim.
Ya da uçurtmanın ipine dolanıp, aslında uçan balon da olurdu, kafam karıştı..

Ben zamana önem veririm, mesela saniyeler..Önem veririm.
Seninleyken fütursuzca kullanmak isteyişimi sayma.
Dünya bir tuvaletse, bunun gideri eminim ki ülkemizdir.

Nerede kalmıştık, bileklerim..
Avuçlarım terledi diye hatırlıyorum.
Hep kadınlar mı kesecek saçlarını.?
Pinhan gibi paslı makasın merhametine bıraktım saçlarımı, un ufak ettim.
O ses ürkütücü değildi nasıl olsa.
Saçların canı var mıydı? Acıyor muydu hatırlamıyorum.
Ben zaten kötü olan hiçbir şeyi hatırlamam.
Hatırlarsam kahrolurum, sürünürüm, saçlarımı yolarım.
Yoldum...Yoruldum da bunu yaparken.

Kan görmeyi sevmiyorum ama biyoloji dersinde rahatsız etmezdi.
Yine de alyuvarlar, akyuvarlar protein mi taşıyordu emin değilim.

Bugün içmeyeceğim. Sarhoşken herkes herşeyi yapabilir. Sen de ilk öyle öpmedin mi zaten.
Çok cesurca bir intihar. bence..
Saygı duyulması gerekmez mi yaşanacak güzel günler olasılıkken,
Kesin sonuçla bitirenlere.
Fazladan annemin mezarında cugara tüttürebilirim.
Bu ben de aynı etkiyi yaratabiliyor.
Gerçi sofu yanımla düşündüğümde acımın tarifi yok
Evrimsel bağlamdaysa bu çok olağan.

Bu arada beyis diye bir kelime vardı,
Belki beis.
Hatırlamıyorum. altmış saniye çarpı beş kadar vaktim kaldı.
Dramatikleştirmeye ziyan yok.
Ben gayet iyiyim.
Sadece kan görmeyi sevmiyorum, seni seviyorum ama..

Demir tadı var kanda. Bıçakla alakalı olabilir mi?
Bunu hiç düşünmemiştim.
Ben aslında hataları yaparken değil, yapmadan önce de değil, hep sonradan düşünmüşümdür.
Bir Atatürk gibi ileri görüşlü olmamı beklememiştin ama onun kadar kararlı olmamı beklemiş olabilirsin.
Ağız tadını bozmak istemem.
Hayatına renk katacaktım güya..
Siyahı verdim gökkuşağı diye.
Yine de beyazı suçladılar.

Biraz üşüdüm. çok değil.
Kendimi esmer sanardım, basbayağı beyaz mermer gibiyim.
Kırkikilik hassa kumaşı nedir bilmezsin sen, biyerlerde görmüştüm ben de.
Neyzen sana emanet, mamasını değiştirme, yemez.
Oysa sen hiç nazlı değildin.

İki dünyada sevgime karşılık geleceğini söylerdi alimler.
İlk kez sözümü tutuyorum
Allahaısmarladık.







21 Mart 2017 Salı

Olsun.














Bir dıkım nefesimiz ormanı söndürürdü sandım.
İçimiz dışımıza çıktığında ne ağaç ne bulut gördüm.
Gerçi sen de yoktun, varoluşçulara inat, olmadın.
Olsundu..
Olmasa da olurdu,
Hikayeler yazılmasa da yaşanırdı.

G.

8 Mart 2017 Çarşamba

Kısır Döngünün Başrolü..











Selam sevgilim! Yine ben.
Ve yine doğum günü kısırdöngüsünde sıradan bir gün.
Yaş ileri doğru artıyor,
Azalması makbul olurdu.
Neyse ki dünyanın yaradılışında bir rolüm olmadı.
Küçük piyeslerde görünmüşlüğüm var ama..
Doğumlarda, felaket ve ölümlerde..
En çok da kalp kırıklarındayız.

Kalbi kırılan her bireyi tanımasam da;
Kiminin incilerini, kiminin başak tanelerini yerden sessizce topladığına şahidim.
Ben ise taze buğday tanelerini dökmeden kurutup içinde saklayanlardanım.
En azından öyleydim. Sanırım.

Hüzünlü şarkılar dinliyorum bu aralar, aslında hep..
Aslolan; böyle karılmış benim hamurum
Bizden, senden, aynı teknede..

Açıklayamamak en büyük teferruatım.
Açılamıyorsun, halbuki hem aç hem açıkta kalmış çıplak ayaklarımız..
Gözümüzden kaçmış, hayat sana konsantre.
Keşke diyorum..
Türkçem çok iyi olsaydı da bu özlem iki kitaba sığmasaydı..
Tıptan bile anlasaydım,
Anlasam..Anlamıyorum..
Kokuna duyarlılık, reaksiyonlar, iç organların yer değişimi hakkında fikir beyan edemiyorum
Hep içimde acele eden insan trafiği gizli.

Kısacası keşke diyorum,
Üzerimdeki battaniye sen koksa..
Kitapların, kitaplığımda olsa..
Artık / artık ya da eksik olmadan,  
Tek bir hayatı yaşasak,
Yaşlansak,
Çoğalsak, birlikte büyüsek,
Büyütecek çiçeklerimiz, çocuklarımız, hayvanlarımız ve hikayelerimiz ile..

Keşke diyorum kısacası.
Türkçem çok iyi olsaydı da
Seni yazabilseydim.

Gökoğuz..

23 Şubat 2017 Perşembe

Müzeyyen










Hayallerime masturbasyon yapmak istemiyorum artık,
Ne kafi düşünceler, ne cepteki umutlar heba oluyor.
Beynimizin uyuşmasıyla sadece bir şarap şişesine düşüyoruz.
Şubat ayındaki tek eksik gün gibi yalnızız
Yanlış adam olamayız ama. Alışık olsak da.
Biz sıradan yalnızlıkları ;
ceketinin iç cebinde cigarasının yanına monte etmiş delikanlılarız.

Camın önündeki kediye müzeyyen adını koydum bugün.
Benden sana sevgi taşısın her gün,
Başka bir görev de vermedim, sarsaklayacak bir zat'a benzemiyor zaten.
Camı açtığımda gözlerini kısmasıyla selamını da alıyorum üstelik.
Bahar kokusu, papatya kokusu birşeyler içimden ılıkça akıyor.
Hani annemizin küçükken içirdiği süt kıvamında, Ilık işte.

Saatlerimi artık kurmuyorum, tıraş olmayı da bıraktım.
Düzensizliğime düzen getirmiştin. Bizim gibi adamın neyineyse, teh..
Odamın kapısının çalınması, en huzursuz eden kabusum oldu.
Kabus demişken, görmüyorum artık..Uyumuyorum ki. Uyanığım seninle.
Senin gözlerin açıkken, ruhum nasıl yer değiştirsin.

Geçen gece biraz sancım vardı.
Aklıma başkasına gülümseme ihtimalin geldi, hepsi buydu.
Ama kelebeklerle doldurduğun midemden,
Avuçlarımdaki öpüşüne kadar olan herbir yan..Yandı..
Öyle sandım en azından..Aslolan - kusmuşum.

Velasıl kelam. Özlem diz boyu.
Boynuma kadar boka batmamı saymıyorum.
Belki yeteri kadar ağlanmadığındandır.
Hele gel de saçlarını aynanın karşısında tarayarak seni bir kez izleyeyim.

Misket oynayan,
Denizde taş sektiren çocuğun bu kadar üzülmesi hayra alamet değil,
Bu arada Bakkal Hayri efendiye olan borçları da kapattım. Şükür.

Bıraktığın yerde, Müzeyyenden selam bekliyorum.
Bil, duy, gör ama unut yazdıklarımı.
Ruhumuz 1.
Mutlu kal.

Gökoğuz.




7 Ocak 2017 Cumartesi

Kıyl-ü kal


Bana erken ölme dedi,
Bilmez gibi ansızlığı..
ve kedimi de alıp gitti Müzeyyen.